ŞEYTAN VE DOSTLARI

Birçok müslüman, şeytanın varlığını bilmesine ve bu şeytana Rabbimiz tarafından kıyamete kadar mühlet verildiğini idrak etmesine rağmen;bu şeytanın nerede olduğunu,şimdiye kadar neler yaptığını ve şimdi neler yapmak istediğini bilmemekte ve bu konuya karşı yeterli dikkati göstermemektedir. Halbuki Allah'ın varlığına inanan müslümanların, Allah'ın varlığına inandıkları gibi şeytanın da varlığına inanmaları ve varolan bu şeytana karşı uyanık olmaları gerekmektedir. Fakat ne hazindir ki Allah'a inanan birçok insan, şeytandan gafil oldukları için kendileri sapmışlar ve kendilerine tabi olan insanları da saptırmışlardır.

Cahili sistemler ile İslami hareketler arasındaki mücadeleleri incelediğimiz zaman, cahili sistemlerin müslümanlara karşı değişik tavırlar sergilediklerini gözlemleyebiliriz. Öncelikle bilmemiz gereken husus, cahili sistemlerin hareketlerine yön veren bazı müstekbirler olsa da, cahili hareketlerin gerçek lideri ve belirleyicisi Şeytan aleyhillanedir. Müslümanların karşısında Firavun, Nemrut ve Ebu Cehil gibi müstekbirler gözükse de, bu müstekbirlerin bağlı olduğu lider şeytandır. Firavunların ölmesine karşın, firavunluğun yaşaması bu nedenledir.

Çünkü ölen ve öldüren firavunlardır. Firavunlağa davet eden şeytan ise yaşamaktadır. Şeytan aleyhillane her dönemde kendisine uşaklık yapabilecek dostlar bulabilmekte ve bu insanları şeytani istekleri istikametinde kullanabilmektedir.

Çeşitli hastalıklara karşı savaş açan doktorların, bu hastalığa neden olan mikropları bilmeleri ve bu mikropları tanımaları nasıl gerekli ise, küfre karşı savaş açan müslümanların da, küfre davet eden şeytanı ve küfre sebeb olan şeytani fikirleri bilmeleri gerekmektedir. Kendisine tabi olan Firavun'ları, Nemrut'ları, Ebu Cehil'leri müslümanlar üzerine kışkırtan şeytanın, kendisine özgü şeytani prensipleri bulunmaktadır. Nitekim şeytan aleyhillane, kendisine bağlı olan müstekbirlere yön gösterirken, bu prensiplerini dikkate almaktadır.

Ancak,

bu prensipler özde aynı olmasına rağmen bu prensiplerden kaynaklanan şeytani davranış biçimleri arasında zaman ve mekana göre değişik farklılıklar olabilmektedir.

İşte dikkat etmemiz gereken ikinci husus budur!.

Tarihin değişik dönemlerindeki cahili tavırları incelerken, bu tavırların görünür şekillerinden ziyade bu tavırlara yön veren mantığı tanımalıyız. Şeytanın yön verdiği cahili sistemler, tarih boyunca müslüman lara farklı davranış biçimleriyle yaklaşmış olsalar dahi, bu farklı davranış biçimleri aynı şeytani mantıktan kaynaklanmaktadır. Değişik davranış biçimlerindeki mantık, aynı mantık olmasına rağmen bu mantığın tezahürleri farklı olabilmektedir. Mesela mum ışığının önüne tutulan bir yüzüğün, duvara yansıyan gölgesi bulunmaktadır. Bu gölge, yüzüğün muma ve duvara olan yakınlığına veya duvarın yüzeyine göre farklı şekillerde olabilir. Duvarın üzerinde değişik engebeler varsa, yüzüğün gölgesi bu engebelere göre şekil alacaktır. Farklı duvarlarda farklı bir görünüm yansıtacak olan bu gölge, aslında aynı yüzüğün gölgesidir. Yüzük aynı olmasına rağmen bu yüzüğün gölgesi yansıdığı duvarın yapısına göre değişik şekiller alabilmektedir. Yüzüğün gölgesi yansıdığı duvarın yapısına göre nasıl değişiklik gösteriyor ise, şeytani mantık da yansıdığı toplumların yapısına göre değişik görüntüler sergilemektedir. Fakat bu görüntüler farklı olsa da, bu görüntülerin kaynaklandığı mantık aynıdır. Mantık aynı olmasına rağmen bu şeytani mantıktan kaynaklanan davranış biçimleri arasında farklılıklar olabilmektedir.

Bu nedenle geçmiş dünya tarihinde sergilenen cahili davranış biçimlerini şeklen bilmemiz, bizler için yeterli olmayacaktır. Çünkü müslümanlar için tehlikeli olan husus, bu davranış biçimlerinden ziyade, bu davranışlara yön veren şeytani mantıktır. Bilmemiz ve sakınmamız gereken husus,

bizzat bu mantığın kendisidir!.

"Şeytan aleyhillane hangi yolda bulunmaktadır?" sorusuna, "Sırat ı müstakimdedir." cevabını

verebiliriz.

Evet,

şeytan aleyhillane sırat ı müstakimde bulunmaktadır. Ancak sırat ı müstakimde bulunma gayesi Rabbimizin rızasını kazanmak için değil, bu doğru yoldaki müslümanları saptırmaya çalışmak ve onları bu yoldan uzaklaştırmak içindir. Şeytan aleyhillane doğru yolda bulunmasına rağmen, doğru yolun doğru yolcusu değildir.

Nitekim zamanımızdaki şeytanın dostları da, aynı şeytani gaye ile müslümanların arasında, camilerde ve cemaatlerde bulunmaktadırlar. Gayeleri Rabbimizi hoşnut etmek değil, müslümanları saptırmaya ve doğru yoldan engellemeye çalışarak tağutu hoşnut etmektir. Ne yazık ki müslümanların bilgisizliğinden ve gafletinden faydalanarak, bu konuda önemli bir başarı gösterebilmektedirler.

Şeytan aleyhillane "Senin dosdoğru yolun üzerinde durarak; onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından yanaşacağım." demektedir. Dikkat edilirse bu yanaşmada tek bir yön belirtmemekte; önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından yanaşacağını ifade etmektedir.

Bu itirafı değerlendirmemiz için, sırat ı müstakimdeki bir müslümanın önünde, arkasında, sağında ve solunda ne olduğu belirlememiz gerekecektir. Bu konudaki birçok görüşü değerlendirerek, meseleyi şu şekilde ele alabiliriz.,

Sırat ı müstakimdeki bir müslümanın arkasında; kalu bela denilen, Allah (c.c.)'ın varlığını ve birliğini tasdik ve ikrar etmesi, geçmiş dünya tarihi ve ataları, yaratılışı, yaşadığı dünya hayatı ve yapmış olduğu ameller bulunmaktadır. Müslümanın önünde; yaşayacağı dünya hayatı, ölüm, kabir, kıyamet, haşr, mahşer, hesap, cehennem ve cennet vardır. Müslümanın sağında, yapmış olduğu iyilikler ve Rabbimizin yapılmasını emrettiği hayırlı ameller; müslümanın solunda ise yapmış olduğu kötülükler ve Rabbimizin yapılmasını yasakladığı ameller bulunmaktadır.

Şeytan aleyhillane, insanlara bu dört yönden de yaklaşacağını ifade etmektedir. Bu ifadeden şunları anlayabiliriz. Şeytan sol taraftan yanaşamadığı insanlara, sağdan, önden ve arkadan yanaşacaktır. Arkadan ve sol taraftan yanaşamadığı insanlara, önden ve sağdan yanaşacaktır. Önden, arkadan ve soldan yanaşamadığı insanlara ki bunlar seçkin müslümanlardır sağ taraftan yanaşacaktır.

Not:Mehmet Alagaş Kitabından alıntıdır.

Kur'an Dinle

Listen to Quran